Mutsuzluk insanların yaşadıkları olumsuz yaşam olaylarına karşı verdikleri normal bir tepkidir. Çökkün duygudurum ve duygulanım başka psikolojik rahatsızlıklarda da ortaya çıkabilir. Depresyonda, çökkün duygulanım, enerjinin az olması ve ilgi- zevk kaybının azalması, suçluluk duygusu, karamsarlık, umutsuzluk, kendine zarar verme düşünceleri, uyku ve iştahta değişimler, fiziksel ağrı problemleri ve libido azalması en sık görülen belirtilerdir. Kişi depresyondayken, sosyal ilişkileri ve iş yaşantısında ciddi bozulmalar meydana gelebilir.
Bir kişiye depresyon tanısı koyabilmek için bu belirtilerin en az iki hafta sürmesi gerekmektedir. Belirtilerin şiddeti, süresi ve yoğunluğu depresyonun şiddetini göstermektedir. Depresyon tanısı koyabilmek için detaylı kanıta dayalı prensipler doğrultusunda görüşmeler yapılmalıdır. Depresyonun altındaki sebepleri bulmak, eşlik eden başka psikolojik rahatsızlığın tespitini yapmak, uygun tedaviyi belirlemek ve nüksü engellemek üzerine çalışmalar yapmak gerekmektedir. Depresyon ilaç ve psikoterapi ile birlikte tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bu nedenle, erken müdahale etmek oldukça önemlidir.
Depresyonun nedenleri, genetik yatkınlıklar, hormonal değişiklikler, travmatik yaşantılar, alkol ve madde kullanımı, düşük benlik saygısı, anksiyete bozukluğu, yeme bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu gibi diğer rahatsızlıkların varlığı, ciddi kronik hastalık olması gibi nedenleri bulunmaktadır.
Psikoterapide, kişinin depresyona sebep olan durumları farketmesini ve gerçekçi hedefler belirlemesini sağlamak, olumsuz inanç ve davranışları tanımlamak ve daha işlevsel olanlar ile değiştirmek, sorunları çözmek için daha iyi başa çıkma yolları bulmak, umutsuzluk ve depresif belirtilerini de ortadan kaldırmak amaçlanmaktadır. Bu seansların sıklığı ve süresi de kişiye özgü olarak belirlenmektedir.

Gülşah TEKMİL IŞIN.
Klinik Psikolog.

Write a comment:
*

Your email address will not be published.