Bedenin o müthiş ritmlerine hiç kulak verdiniz mi? Nefes, kalp atışı ve bir de o çok derinlerden gelen
cranisacral ritm. Ya da başka bir deyişle ‘’ YAŞAM NEFESİ’’..
Kalbimiz atıyor, nefes alıp veriyoruz da, bu craniosacral ritm nedir?
Türkçe’de bir karşılığı yok caraniosacral kelimesinin. Ancak ‘cranium’ kafatası , ‘sacrum’ kuyruk
sokumu demek olduğuna göre; kafatası ve kuyruk sokumu arasında uzanan tüm kemik, kas, sinir ve
fasya dokularının oluşturduğu yapıya caraniosacral bölge diyoruz. Yani tüm omurgamız ve merkezi
sinir sistemimiz.. Bu yapıların kendi içindeki uyumlu hareketini ve dakikada 6-12 tekrarlı döngüsünü
craniosacral ritm olarak adlandırıyoruz.
Bu ritm hastalıklar. Fiziksel travmalar, depresyon gibi nedenlerle etkilenebilir. Aslında bu gibi
durumlarda vücutta bir blokaj oluşuyor. Böylelikle merkezi sinir sisteminin çalışması engelleniyor.
Bu noktada kraniosacral terapiden (CST) oldukça fayda görüyoruz. CST terapisti yumuşak bir
dokunuşla tüm craniosacral sistemi tarar, blokaj hissettiği noktalarda bazı özel teknikler uygular ve
vücudun potansiyelini açığa çıkarark iyileşmeyi gözlemler.
Yaşadığımız her acı, travma ya da depresif ruh hali bedenimize yansıyor. Ve biz farkına bile
varamadan kendimizi hastalık halinde buluyoruz..
İşte bağımlılık hastalığı da böyle.. Bilgi şunu der; ‘Bağımlılık hastalığı psikosomatik bir hastalıktır.’
Yani hastalığın hem psikolojik hem de bedensel bir yönü vardır.
Bağımlılık tedavisinde CST uygulamasının kişinin tedavi sürecine olumlu destek olacağını biliyor ve
kurumumuzda uygulamaya devam ediyoruz..

Write a comment:
*

Your email address will not be published.