Ülkemizde ve Dünyada sayısı çok hızlı bir şekilde artan en önemli sağlık sorunlarının başında alkol ve madde bağımlılığı bulunmaktadır. Günümüzde alkol ve madde bağımlılığı konusunda yapılan çalışmalar gittikçe fazlalaşmıştır. Alkol ve madde bağımlılığı problemi olan kişi yalnızca kendisine değil aile, arkadaş ve tüm sosyal çevresini etkilemektedir. Alkol ve madde bağımlısı olan bireyin ailesinin rehabilitasyon sürecine katılıp bilgilenmesi ve bunun sonunca pozitif destek verebilmesi kişinin bağımlılık ile daha iyi başa çıkabilmesi konusunda destekleyici bir tutumdur. Bu yazımızda, ebeveynlerin alkol ve madde bağımlısı çocuklarının bağımlılık hastalığıyla alakalı olarak algılarının gelişmesi ve farkındalık kazanmaları için bu konuda bilgi, terapi ve eğitim almaları gerektiği konusu üzerinde duracağız.

Alkol ve madde bağımlılığı bireyi etkisi altına aldığı kadar ailesini de etkileyerek sosyal problemlere sebep olan bir beyin hastalığıdır. Alkol ve madde bağımlılığı tedavisinde süreç aileyi de  kapsayacak şekilde planlanmalıdır. Çünkü aile ile birlikte alınan yol daha olumlu sonuçlar vermektedir. Uzun yıllar içerisinde bağımlı kişi tarafından başta inkar yoluyla, alkol ve madde kullanımda olmadığını daha sonraları ise yansıtma yaparak ailenin davranış ve tutumlarının yanlışlıklarından dolayı alkol ve madde kullanıldığını aileye tepki olarak yansıtır. Bunun beraberinde bağımlı kişi yalan söyler, para çalar, eşyalarını satar ve benzeri birtakım eylemler ile kendisine alkol ve madde kaynakları yaratır. Bu süreçler yaşanırken ailede yıpranır ve onlarda da bazı psikolojik problemler ortaya çıkabilir. Ebeveynlerde bağımlı birey ile birlikte grup ve bireysel terapiler alıp önce kendine sonrasında temizlik sürecinde olan çocuklarına destek ve yardım etmelidirler. Bağımlı kişi ile ailesi arasındaki iletişime dikkat edilmelidir. Bireysel terapilerle ailenin yaptığı hatalar, aile içerisinde ikilemler giderilerek daha sağlam bağlar oluşturulmalıdır.

Bağımlılık, kişinin kendisini etkilediği gibi aileyi de etkileyerek sosyal sorunlar oluşturan bir hastalıktır. Bağımlılık tedavisine bütüncül yaklaşmak önemlidir. Ailenin tedavi içerisinde olması tedavi başarısını artırmaktadır. Bazı durumlarda aileye psikoeğitim verilmesi yeterliyken, bazen de ailenin bazı üyelerinde farklı psikiyatrik sorunlar (uyum bozukluğu, depresyon, anksiyete) oluşması nedeniyle tedaviye ihtiyaç duyulabilir. Bu işbirliğine özen göstermeli, aile terapileri yapılmalı, gerektiğinde aileyle de ayrıca görüşülmelidir. Bu görüşmelerde ailenin yaptığı hatalar, aile içi çatışmalar, hastanın davranış şekilleri üzerinde durularak yeni iletişim şekilleri geliştirilmeli, sağlıklı aile bağları oluşturulmalıdır. Aynı şekilde hasta ve aile karşılıklı olarak birbirlerini suçlamalardan vazgeçmeli, birbirlerini anlamaya çalışmalı, herkes tedavi için adım atmalı, sorumluluk almalı ve uygun tedavi hedefleri konulmalıdır.

Write a comment:
*

Your email address will not be published.