bağımlılıkta öğrenme teorileri

Öğrenme teorisine göre, bağımlılık hastalığı öğrenilmiş bir davranıştır. Başka bir deyişle, kişiler bağımlılık yaratan davranışlara köklü öğrenme ilkeleri dolayısıyla başlarlar. İnsanlarda ve hayvanlarda ortak olan iki temel öğrenme biçimi vardır: 1) eşlendirilmiş çağrışımlar, klasik koşullanma ve 2) davranış seçiminin sonucunda meydana gelen sonuçtan doğan öğrenme, edimsel koşullanma. Bir diğer temel öğrenme türü ise sosyal öğrenmedir. Sosyal öğrenme, başka kişileri ya da başka kişilerin davranışlarını gözlemleyerek bilgiye ulaştığımız öğrenme biçimidir. Klasik koşullanma ve edimsel koşullanmanın aksine, sadece insanlar ve belli başlı hayvanlar (köpekler, atlar, primatlar v.b) gözlem yoluyla öğrenebilmektedir.

Kişiler bağımlılığı, haz duygusu ve bağımlılık davranışını, aktiviteleri ya da çevresel ipuçlarını eşleyerek klasik koşullanma yoluyla öğrenebilirler. Örneğin, bir kişinin esrarı her zaman işten çıktıktan sonra arabada kullandığını varsayalım. Esrar kullanımının hazzı, araba sürmek ile eşleşir. İşten çıktıktan sonraki süreçte bir eşleşme kurarak esrar ile bağdaştırılır. Tekrar tekrar esrar – araba, esrar – iş çıkışı bağı kurulduğunda, belli bir süre sonra araba sürmek ve iş sonrası zaman esrar kullanımı için hatırlatıcı görevi görmeye başlar. Tedavi sürecinde ya da temizliğin ilk zamanlarında

Neyse ki öğrenilen davranışlar, unutulabilir / vazgeçilebilir. Örnek olarak, eğer iş sonrası zaman esrar kullanımı için bir hatırlatıcı ise, iş sonrasındaki zaman içerisinde farklı bir aktivite yapacak olursak yeni bir öğrenme gerçekleşerek esrar kullanımı unutulacaktır. Aynı şekilde araba kullanırken esrar tüketmek yerine müzik dinlenilirse, esrar kullanımı gene unutulacaktır.

Edimsel koşullanma, diğer temel öğrenme biçimidir. Ödül ve bedel sistemi bu öğrenme biçiminin esas prensibidir. Eğer ilk madde / alkol kullanımı sonucunda ödül anlamına gelen olumlu bir sonuç alınırsa, bu davranışın tekrarlanma şansı daha yüksektir. Yani kullanım sonucunda deneyimlenen doğal olmayan hazlar ile, madde / alkol kullanımı pekiştirilir. Benzer şekilde, eğer kullanım sonrasında olumsuz sonuçlar ortaya çıkarsa aynı davranışı tekrarlama olasılığı azalacaktır. Bağımlılık hastalığı biyo-psiko-sosyal bir hastalıktır, çevremizdeki bize değer veren kişiler bizi bağımlılığın olumsuz sonuçlarından korurlar. Bağımlılığın hiçbir olumsuz sonucu ile karşılaşmayan kişilerde bağımlılık davranışları, kalıcılık doğrultusunda gelişir. Bu koruma ortadan kalktığında ise kişiler iş kaybı, sosyal ilişki kayıpları gibi kayıplar yaşayabilirler.

Yukarıdaki olumsuz örneklerdeki gibi, pekiştireçler bağımlılık hastalığının tedavisinde de kullanılabilir. Alkol/madde ya da bağımlılık davranışlarının yerine sağlıklı ve işlevsel aktiviteler koyularak kişinin iyileşmedeki özgüveni arttırılarak, temizlik sürecinin devamı sağlanabilir.

Write a comment:
*

Your email address will not be published.