Egzersiz, bireylerin kilo kontrolünü sağlayan, kan basıncı ve kolesterolünü normal seviyede tutmasına yardımcı olan, solunum fonksiyonların düzenleyen, kalp krizi riskinin düşmesine yardımcı olan aktiviteler bütünüdür. Başka bir açıdan egzersiz, bireylerin günlük sorun ve kaygılarını azaltmak için başvurdukları bir aktivitedir. Bu açıdan egzersizin bireylere hem fiziksel hem de psikolojik açıdan faydalı olduğu söylenebilir. Ancak sağlıklı olmak için yapılan fiziksel aktivitelerin yerini zamanla gereğinden fazla arttırarak, vücudu yoran, hastalık derecesinde vazgeçilmez hale şekile gelen egzersizlerin alması olumsuz yönde etkilere yol açmaktadır.

Davranışsal bağımlılığın kriterleri incelendiğinde, bireyin herhangi bir aktivite veya egzersize başlandığında egzersizi sonlandırmak istememesi veya sonlandırıldığında duygusal ve fiziksel bir takım olumsuz davranışların ortaya çıkması duruma egzersiz bağımlılığı tanımı yapılmaktadır.

Egzersiz bağımlısı olan bireylerin kendini, egzersiz yapmaktan alı koyamamaları , her gün daha fazla egzersiz yapma ihtiyacı hissetmeleri, egzersizin kesilmesi durumunda stres ve gerginlik yaşamaları, egzersize gereğinden fazla uzun zaman ayırmaları, egzersizi çevre ile sosyalleşmeye tercih etmeleri gibi belirtilerle tanınırlar. Başka bir deyişle der isek, egzersiz bağımlığını, bireyin günde birden fazla egzersiz yaparak, günlük yaşam şeklini kısıtlaması, egzersizin diğer aktivitelerinin önüne geçmesi, egzersiz programının aksamaması durumundan duygusal yoksunluğa düşmesi, egzersizi yaptıktan sonra hissettiği  hazzı başka hiçbir aktivitede bulamaması ve sakatlığa rağmen egzersize devam etme isteğinin kontrol altına alamama durumu olarak tanımlanmaktadır. Bağımlılık, egzersizi eğlence olarak yapmaya başlamanın devamında, kontrol edilemeyecek seviyede aşırı egzersiz yapmayla sonuçlanmasıdır.

Egzersiz bağımlılığı dört durumda incelenmektedir; birinci durumda kişiyi egzersize yönelten sebep sadece formda kalmak ve eğlenmektedir, ikinci durumda risk başlamaktadır. Kişi egzersiz esnasında kendini iyi hissettiğini fark eder ve hayatındaki problemlerden uzaklaşmak için egzersize yönelir. Üçüncü durumda, kişi artık hayatını katı egzersiz planına göre düzenlemeye başlar, bu durumda sosyal problemler ve yaralanmalar ortaya çıkabilir. Dördüncü durumda ise birey artık egzersiz bağımlısı olmaktadır., hayatını egzersiz üzerine kurarak, kontrolsüzce ve tüm olumsuz sonuçlarına rağmen egzersize devam etmektedir.

Egzersiz bağımlılığına bakıldığında alt bağımlılıklar olarak iki tür bağımlılığın söz konusudur. Bunlar birincil ve ikincil egzersiz bağımlılığı olarak kategorize edilmektedir. Birincil bağımlılık tamamen egzersizin kendine bağlı olarak ortaya çıkarken ikincil egzersiz bağımlılığı egzersiz dışında olan aktivite, olay ve olgulardan kaynaklanmaktadır.

Birincil egzersiz bağımlılığı, bireyin yapmış olduğu egzersizi işlev kaybına yol açacak şekilde tutku ile yapmış olması ve bırakamama sebepleri arasında ruhsal ve fiziksel bir bağ kurması durumudur. Birincil egzersiz, bağımlılığı genel olarak lise öğrencilerinde sıklıkla görülmektedir.

İkincil egzersiz bağımlılığı, yeme bozukluğuna bağlı olarak zayıf kalmak için yapılan davranışlardır.  Spor yapmanın bazı sporcularda, özellikle kadınlarda yeme bozukluklarının gelişmesine neden olabileceği tanımlanmıştır.

Write a comment:
*

Your email address will not be published.