Bağımlılık, uyuşturucu madde ve/veya alkol kullanımının devam ettirilmesiyle ilerlemeye devam edecek bir hastalıktır, bu durum hem kişinin kendisini etkilerken hem de yakınlarının (aile, eş gibi) çeşitli zorluklar yaşadığı zorlu bir süreçtir.

 

Bu zorlu süreçte kişinin ilişkilerinde çeşitli yalanlar, hileler, sosyal olarak içe kapanma, iletişim sorunları, saldırganlık, şiddet olayları ve kişide öngörülemeyen ruh hali değişiklikleri olma ihtimali son derece yüksektir. Bu süreçte görülebilecek bazı örnek durumlar kişinin işini kaybetmesi ya da kaybedecek duruma gelmesi, yasal durumlarla başının derde girmesi olabilir.  Kişinin ilişkisel, ev ve iş yükümlülüklerini tutarlı bir şekilde yerine getirememesi, ailesiyle ve sevdikleriyle arasında çeşitli zorluklara yol açabilir. Bazı durumlarda kişi kendi içinde yaşadığı suçluluk duygusunu bastırmak için partnerinde (eş/sevgili gibi) suçluluk ve utanç duygusu uyandırmaya çalışır.

 

Evliliklerde, eşlerden birinin bağımlılık hastalığı olduğunda, diğer taraf bu durumu çözmek için kendilerinde sorumluluk hissedebilir ve eşinin sorumluluklarını da üstlenmeye başlayabilir. Bu ilk başta iyi niyetli bir eylem olsa da ilerleyen zamanlarda kişide oluşan çaresizlik ve öfke gibi hislerle birlikte aile dinamiğini bozan iletişimsel problemlere dönüşme ihtimalini arttırır.

 

Fakat böyle bir evlilik batan bir gemiye bağlı olduğunuz anlamına gelmez. Geminin dibe vurmasını beklemeden de kendiniz ve eşiniz için yardım alabilirsiniz.

 

Kendinize ve bağımlılık hastalığı olan eşinize/partnerinize yardım etmek için ilk adım kararlı durabilmeyi öğrenmek ve bunu sürdürmek, sınırlar çizebilmek olmalıdır.

 

Peki bunu nasıl yapmak gerekir?

 

Öncelikle, eşinizin davranışları için haklı mazeretler bulmak ve uyuşturucu/alkol problemi yokmuş ve hiç olmamış gibi davranmak kolay bir seçenek olacaktır. Fakat bu durum çoğunlukla bağımlılık hastalığını beslediği gibi bağımlılık davranışını da kuvvetlendirecektir. Bunun yerine, aile bireylerinin bu kendine zarar veren davranışlara karşı bir tutum belirlemesi ve geliştirmesi kişi ve yakınları için daha yararlı bir eylem olacaktır.

Bağımlılık hastalığı olan kişiler genellikle uyuşturucu madde veya alkol etkisi altındayken davranışlarının farkında olmazlar. O yüzden konuşmak için kişinin ayık ve sakin bir süreçte olması gözlemlenebilir. Yine de konuşmaya yönelik istek sağlanamadıysa, ya da uyuşturucu/alkol kullanımının oluşturduğu problemler göz ardı edilmeye devam ediliyorsa, ihtiyacı olan profesyonel desteği alması bir rehabilitasyon kurumuna yönlendirmeye çalışmak iyi bir yaklaşım olacaktır.

 

Örneğin, madde altındaki kişiler genellikle bağımlılık hastalığının hayatlarını nasıl etkilediğini görmekte zorlanırlar. Bu davranışlarının farkına varmalarını sağlamak da iyi bir adımdır. Örneğin eşin kirlenmiş çarşaflarını yıkamamak, madde/alkol kullanımından dolayı kendinden geçtiğinde yatağa taşımak yerine olduğu yerde bırakmak gibi davranışlar kişinin davranışlarının hayatını nasıl etkilediğini görmesi açısından fayda sağlayabilir. Bu bir cezalandırma, suçlamadan çok bağımlık hastalığının somut sonuçlarını kişiye göstermek amacıyla olmalıdır. Belki kirli çarşafları ortada bırakmak, eşinizi olduğu yerde kendinden geçmesine için vermek, hatta işini kaybetmesini izlemek zor olabilir, fakat bağımlılık hastalığının ilerlerken hiçbir şey yapmamanın sebep olacağı durumlardansa tercih edilebilir bir davranış olacaktır.

Son olarak, bağımlılık hastalığına sahip bireylerle partner olan tüm eşler gibi, yalnız olmadığınızı bilmeli, iletişim becerilerinizi geliştirmeyi, stresle sağlıklı başa çıkma mekanizmaları edinmeyi öğrenmeniz gerekmektedir.

 

Bir tedavi programına katılmak şüphesizdir ki iyileşmede çok önemli bir adımdır. Eşinizle birlikte, iyileşme yolunda yalnız olmadığınızı bilmeli, profesyonel bir destek alarak bu süreçle başa çıkabileceğinizi unutmamalısınız.

Write a comment:
*

Your email address will not be published.