Madde bağımlılığı ve kumar bağımlılığı tüm diğer bağımlılıklarda olduğu gibi ortak bir kısır döngüye sahiptir. Bunun ötesinde ise birbirlerine çok benzeyen yanları vardır.

Madde bağımlılığında kazanılmaya çalışılan bedensel doyum, rahatlık ve tam olma hissidir. Modern çağda bu duyumlara ulşamanın ne kadar zor olduğu düşünüldüğünde azıcık para karşılığında bulabildiğiniz bu maddeler karşılığında elde ettiğiniz kazanç oldukça yüksek gibi görülebilir. Maddenin yoksunluk dönemlerinde ise hızlıca kaybedilen bu duyumları yeniden yaşamak ve ortaya çıkan yoksunluk belirtilerini ortadan kaldırmak için yeniden yeniden madde kullanılır. Bu çaba o kadar çok emek, zaman ve para gerektirir ki, bir süre sonra hayatın diğer alanlarında aksamalar ve bozulmalar olmaya başlar. Kişi bu durumu sağlıklı biçimde değerlendirme becerisini gittikçe kaybettiği ve bu durumdan çıkmak için bulabildiği en kestirme yol madde kullanımı olduğu içi ise kısır döngüden çıkamaz ve iyice dibe doğru çekilir.

Kumar da böyledir. Kısa yoldan çalışarak kazanamayacağınız miktarda parayı, zafer ve başarı hissini hem de az miktarda para, zaman ve emek karşılığında kazanma ihitmaliniz vardır ve bu ihtimal sabittir. Yani kumar oynarken para, zaman vs kaybedebilirsiniz ama kazanma ihtimaliniz kaybolmaz. Bu yüzden kumar oynamayı bırakmak için yeterince hırpalanıp, yıpranmadıysanız kumar oynamayı bırakmak için bir neden yoktur. Tabi kaybettikleriniz konusunda yaptığınız değerlendirmenin çok kişisel olduğunu unutmamak gerekir. Kazanma ihtimali kişiyi o kadar heyecanlandırır ki, bu sırada kaybettiklerini azımsama eğilimi ortaya çıkar. Hele de arada bir kazandığınızda yaşadığınız yükselme ve zafer hissi o kadar çekicidir ki, o duyuma yeniden ulaşmak için ciddi bedeller ödenebilir.

Madde kullanımını kumar oynamaya benzetmemizin sebebi ikisinde de kazançların ve kaybedilenlerin benzer olmasıdır. Madde kullanımında kumarhane sokaklardır. Torbacılar krupiye, kullanılan maddeler ise zar veya oyun kağıdı. Kumar masasının başına oturmak bile kazanma ihtimalini günceller ve bedeni kazanacağı zaferin heyecanına hazırlar. Hareretli biçimde oynanan oyun maddenin kullanıldığı ana benzer. Sonrasında kaybetmenin hüsranı ise maddenin yoksunluk belirtilerine denk düşer. Yeniden iyi hissedebilmek için yeniden o masanın başına oturmak, oyuna tekrardan başlamak gerekecektir. İkisinde de hayatın geriye kalan alanları ikinci plandadır. Aslolan kumar masasında veya maddenin satıldığı sokakta yaşamaktır, diğer sorumluluklar, görevler ertelenir, geride bırakılır. Bu nedenle ortaya çıkan suçluluk, pişmanlık gibi olumsuz duyguların ızdırabı daha fazla kumar oyunu veya maddeyle giderilmeye çalışılır. Yani olumsuzluğun kaynağı olumsuzluğu ötelemek, unutmak için kullanıldığında kısır döngü tamamlanmış ve yerleşmiş olur. Bozulan işlerinizin sıkıntısını, ihmal ettiğiniz çocuklarınızın suçluluğunu, borçlarınızın yükünü size unutturan kumar oyunu veya kullanılan madde sizin dostunuz, hayattaki en büyük yardımcınız ve ilacınız haline gelir. Kumar oyunun veya kullanılan maddenin ilacınız olduğu düşüncesi değişmiyorsa, oyunu veya maddeyi bir süre bıraksanız dahi en ufak bir olumsuzlukta hızlıca yeniden masaya veya torbacınızın olduğu sokağa döenbilirsiniz.

Her iki durumda da değişmesi gereken işte bu düşüncedir. Elinizde bu kadar kuvvetli olduğunu düşündüğünüz bir ilaç varken yan etkilerine rağmen başka bir çözüm yolu aramazsınız. Beyin en kısa yoldan hedefe ulaşmaya çalışan bir robot gibidir, uzak ve zor yolları sevmez. Beyin bildiğini belirsizliğe tercih eder. Beynimize yeni çözümleri ısrarla öğrettiğimizde, eski çözümler güncelliğini yitirdiğinde yaşantımız değişecektir.