Hayatını acıklı bir dram olarak yazma.. Toplumun buna ihtiyacı var anlasana, acımak istediği, şefkat kollarıyla sarmak istediği zavallı insanlara ihtiyaçları var. Onların bunu yapmalarına izin verme. Senin bir hastalığın var ve bununla baş etmeyi öğrenebilirsin. Kendine acıma ve sana acımalarına izin verme, bu seni güçsüzleştiriyor gör artık. Sen zavallı değilsin sadece bir hastalığın var ve onunla birlikte yaşamayı, onu aşmayı öğrenebilirsin.Dilencilerin bu toplumda bir görevleri var. Onlar üç kuruşa vicdan satıyorlar ve bir sürü müşterileri var. Ama senin ödediğin bedel çok ağır, sen hayatınla ödüyorsun acınmanın karşılığını. Bu kadar ucuza satma bedenini, hatta hiç satma.

Ayağa kalk ve hayatına devam et. Kendine saygı duy, kendini daha çok özen göster. Yardım almaktan ve istemekten çekinme çünkü sana borçluyuz. Toplumun yüce gönüllülüğünü veya öfkesinin senin kendinle ilgili kararlarını etkilemesine izin verme. Senin kendine has bir yolun var ve bu yolun bir kısmında uyuşturucu maddeler kullandın, şimdi bunu tercih etmiyorsun ve kendine has yolunda yürümeye devam ediyorsun.Kurtulmak zorunda olduğun bir geçmişin yok, o senin öğretmenin, yol arkadaşın ve yol göstericin. Ne yapmaman gerektiğini uzun ve acı tecrübelerle öğrendin. Ne yapmak istediğini bul ve yapmaya başla. Bunu kullandığın maddeler dahil hiç kimsenin ve hiçbir şeyin engellemesine izin verme.

Kabul et. Uçamadığını kabul ettiğin gibi, kullandığın maddeler ile anlamlı ve doygun bir yaşam süremediğini kabul et. Ateş seni yakar ve su boğar kabul et. Kabul et ki yanmayan eldivenler ve denizaltılar inşa edebilesin. İsyanını, ızdırabını, yetersizlik, çaresizlik duygularını kabul et. Onlarla birlikte yol alman gerektiğini kabul et. Onlar senin yol arkadaşların ama patron sensin. Kendini kabul et, sen öylesin işte ve böyle de olabilirsin. Sen ahmet, mehmet değilsin, kendini başkalarıyla kıyaslamayı bırak artık. Kendini kabul et, yaşadıklarını, geçmişini, ödediğin ve halen ödemekte olduğun bedelleri kabul et. Kabullen demiyorum bak, kabul et ki değiştirebilesin. Kabul et ki savaşabilesin. Kabul et ki yeni olasılıkları değerlendirebilesin, üzerine koyabilesin, aşabilesin. Önündeki kayayı kabul et ki kafanı gidip aynı şekilde aynı yere vurmayasın; onu tanı, neresi aşılmaz, neresinden geçilir anlayabilmek için kabul et onu ve harekete geç.

Öğren. Bedenini tanı, zihnini tanı. Sokaktan öğrendiğin kulaktan dolma bilgilere güvenme. Bedeninin ihtiyaçlarını farket. Zayıf noktalarını, güçlü yönlerini bil. Duygularını, düşüncelerini, dürtülerini farket. Bir motor ustasının motoru tamamen söküp sonra sırasıyla birleştirebilmesi gibi, zihninin işleyişini, karar verme süreçlerini ve eylem motivasyonunu gör. Davranışlarını duygu, düşünce ve dürtülerinden ayırabilme becerini geliştir. Hayatının anlamını düşün. Neden hayatını değiştirmek istediğini, nasıl bir hayat sürmek istediğini anla. İyileşme yolculuğuna bir anlam kat. Anlam kat ki bu süreçte yaşayacağın zorluklar katlanılabilir olsun. İnsan ruhunun gıdası anlamlar ve değerlerdir. Ruhunu neyle beslemen gerektiğini anla. Kendini öğren.

Korkma. Yeni bir hayat kurmaktan korkma. Korkun seni yönetiyor ve güçsüzleştiriyorsa ona izin verme. O senin yol göstericin olabilir ama direksiyonu ona bırakma, çünkü onun ehliyeti yok ama senin var. Korkun nedeniyle sadece bildiğin sularda yüzüyorsun. Uyuşturucu madde dolu sokaklar senin bildiğin ve korkmadığın sokaklar olduğu için sürekli oralarda geziniyorsun. Doğa kolayına kaçar, su yukarıdan aşağıya akar, elektronlar direncin daha az olduğu devrelerden geçmeyi tercih eder. Senin aklın da tüm diğer insanların akılları gibi, ne kadar sıkıntılı olsa da, bildiği yollardan gitmek istiyor. Bilinmezlik onu kaygılandırıyor. Bilindik acıları, bilinmezliğin kaygısına tercih ediyor beynin. Sen normal bir insan beynine sahip olduğun için bu hastalığı yaşıyorsun unutma. Bozuk veya defolu değilsin. Sürekli kullandığın maddeler beynine zarar verdi bu doğru ama bunlar geri döndürülebilir hasarlar. Ama bizim beynimiz doğal eğilimlerini aşma kapasitesine de sahip. Anlamlı bulduğumuz zaman yönümüzü, ızdıraplı olsa da, zor olana çevirebiliyoruz. Aşkımız için dağları delebiliyor, çocuğumuz için uykusuz kalabiliyor, yurdumuzu işgal etmek isteyen güçlü
düşmanlara karşı elimize ne geçirirsek onunla savaşabiliyoruz. Aynı müziği farklı ritimlerde çalarak verdiği duyguyu değiştirebiliyoruz. Hababam Sınıfı’nın müziğini hatırla; yavaş çalındığında verdiği hüznü, hızlı çalındığında yaşattığı coşkuyu sevinci hatırla. Sen de geçmiş yaşantılarına yüklediğin anlamı değiştirebilirsin. Suçluluk ve pişmanlık duyguları altında ezilebilir veyahut gelecek güzel günlere dair umudu besleyebilirsin geçmişten getirdiğin deneyimlerle. Öykünü bir dram olarak yazma, kendine acımayı bırak. Geçmişini gelecek güzel günlerin feneri haline getir. Ondan yararlan, öğren ve öğrendiklerini uygula.

Harekete geç. Senin için değerli ve anlamlı olan hayatı yaşamak için adım at. Bu yolda attığın her adım senin yeni hayatını yaşaman demek. Attığın adımın büyüklüğü değil mesele, senin o adımı atabilmen sonucu belirleyecek. Küçük adımlarını biriktir, onları koru, kolla, büyüt. Yeni hayatın için attığın en küçük adımı bile kutla, kendini bulduğun bu yolda geçirdiğin her gün için kendini tebrik et. Kendine yatırım yap, sev kendini, okşa, şımart. Başkalarının sana kötü davranmasına, seni küçümsemesine, alay etmesine izin verme. Zorlandığında, uyarıldığında kendini nasıl yatıştırabileceğini araştır, antrenman yap. Seni iyi düşünceler, iyi hissetmek, olumlu duygular kurtarmayacak. Sonucu anlamlı ve değerli bulduğun hayatı kurmak için sıkıntıyla, zorlukla attığın adımlar belirleyecek. Adım atmaktan çekinme, kendini harekete geçmekten alıkoyma. Duygularına, dürtülerine, düşüncelerine bırakma kendini. Onlar gelir ve geçerler, değişken ve oynaktırlar. Unutma bizi biz yapan eylemlerimizdir.

Write a comment:
*

Your email address will not be published.