Evet yardıma ihtiyacım var ama bu hastalığın tedavisi yok ki!

Bu konuda çok sayıda olumsuz sonuçlanan tedavi girişimi yaşamış veya çevreden duymuş olduğuna eminim. Gerçekten biz de tedavi süreçlerinin sonunda yeniden alkol/madde kullanmaya başlayan kişiler görüyoruz. Zaman zaman tedavi sürecindeki bazı hastalarla konuşurken, bu kişinin klinikten çıkar çıkmaz gidip içeceğine dair kuvvetli düşüncelerimiz de oluyor. Böyle bir sürü örnek var, tıpkı böyle sonuçlanmayan bir sürü örnek olduğu gibi.

Peki bu düşünce senin hastalığın ve tedavi sürecine dair kaygılarınla ilgili olabilir mi? İyileşemeyeceğine dair duyguların alkol/madde kullanmadan yaşamlarına devam edebilen çok
sayıda insanı görmeni ve onlar gibi olmaya çalışmanı engelliyor olabilir mi? Zaten bu hastalığın tedavisi yok diyerek kestirip atmak, zorlu iyileşme mücadelesine kıyasla daha kolay olanı seçmek olabilir mi? Belki de senin için böyle değildir, ama o cümlenin altını biraz kurcalamını öneririm, çok masum bir cümle olmayabilir.

Yardıma ihtiyacın olduğunu düşünmen ise bizim için çok önemli. Çünkü insanoğlu normalde oldukça kibirlidir, zorlandığını ve destek alması gerektiğini kabul etmek onun için kolay değildir. Hepimiz böyle durumlarda güçlerini kaybetmiş bir süperkahramanın hayal kırıklığını yaşarız. “Kötü”lerle kavga edemeyince kendimizle kavga etmeye başlarız. İşte o zaman psikolojik bir kısırdöngüye girer ve kendimizi hırpalamaya başlarız. Bu koşullarda hayatımızda değişiklikler yapabilmemiz iyice güçleşir ve memnun olmadığımız rutinimiz devam edip gider.

Bu gidişatı değiştirmek için dışarıdan bir el almamız işleri oldukça kolaylaştırabilir. İnsanoğlunun diğer insanlarla arasındaki olumlu sosyal etkileşim sandığımızdan daha çok işe yarayabilir; çamura saplanmış 2 tonluk arabaya omuz veren birkaç insanın kuvvetiyle arabanın patinajdan kurtulması gibi. Burada elbette ki arabanın tekerleklerine aktardığı güç temeldir ama omuz verenlerin gayreti ile sonuca ulaşılır.

Diyelim ki tedaviye başladım, doktorlar sadece ilaç yazıyor, ilaç kullanacaksam ne fark olacak, bu sefer de ilaçlara bağımlı olacağım!...

Aslında pek öyle sayılmaz. Alkol/madde bağımlılığı tedavisinde kullanılan bazı ilaçların kontrolsüz kullanıldığında bağımlılık yapma olasılığı yüksek olmakla birlikte bu risk doktor kontrolünde en aza indirilebiliyor. Bu ilaçlar bağımlılık yapmıyor aslında, biz bu ilaçlara bizi uyuşturucu maddelerden kurtaran can simitleri olarak baktığımızda bağımlı oluyoruz. Bu ilçaları bacağımız kırıldığında kullandığımız ve iyileştiğimizde elimizden bırakacağımız bir baston olarak gördüğümüzde bağımlı olmayacağız.

Bağımlılık süreci hemen gelişmiyor. Uyuşturucu madde ile bağımlılık ilişkimiz kırabilmek için kullandığımız ilaçlara hemen bağımlı hale gelmiyoruz. Bu süreci kendimiz güçlendirdiğimiz bir süreç olarak görüp gerekli psikoterapileri, fiziksel terapileri de aldığımızda ilaçları bir süre sonra bırakabilir hale geliyoruz.

Bu zıkkımı kullanıp da bırakan var mı ki ben bırakayım? Bırakanlar da yeniden başlıyor zaten…

Aslında tam olarak öyle değil. Bu maddeleri kullanıp da bırakamayan bir çok insan olduğu gibi, kullanıp da bırakabilen insanlar var. Beynimiz kendi pozisyonunu meşru ve doğru olarak algılamak ister. Maddeyi bırakamayacağını düşünen bir insan, maddeyi bırakamayan insanlardan örnek verir ve bu maddenin bırakılamayacağını savunur ki kendi kullanma durumuyla çelişkiye düşmesin.

Ama maddeyi bırakmak isteyen bir kişinin de örnek alabileceği bir sürü insan vardır aslında ve bu
insanlara Adsız Alkolik veya Adsız Narkotik gruplarında kolayca ulaşabilir ve onların maddeyi arkada bırakma serüvenini onların ağzından dinleyebilirsiniz. Özellikle kendine yardım gruplarına devam etme, uzun süreli ayıklık için en temel belirleyicilerdendir.

Ben ne kadar kullanacağımı kendim ayarlayabilirim, tedavi olacağıma haftada bir içerim.

Keşke bunu yapabilen binde bir insandan biri olabilseydin de hayatın akışı bozulmadan istediğini yapabilseydin. Ama olmadı, bunu daha önce defalarca denemiş olmalısın. Bu durumun senin için pek mümkün olmayabileceğini kabul etmeye ne dersin? Her insanın madde bağımlılığı hastalığına yatkınlığı aynı değil, tıpkı hızlı koşmaya, matematik öğrenmeye, şarkı söylemeye yatkınlığımızın aynı olmadığı gibi.

Benim sorunum A maddesi, diğer maddeler benim için sorun değil, A maddesini bıraksam bana yeter…

Uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri kullanmak ilk başlarda ne kadar keyif verici olabilse de sonrasında gelişen süreç kişinin hayatına aldığı keyiften kat kat daha fazla zarara uğramasına neden oluyor.

Bu hangi maddenin kullanıldığından çok maddenin hangi amaçla kullanıldığı ile ilgili bir sorun. Uyuşturucu maddelerden birine karşı gelişen bağımlılık hastalığı, kişinin başka bir maddeye de kolayca bağımlı hale gelmesine sebep olabiliyor.

Bu nedenle yaşamdaki keyfe, hazza uyuşturucu maddelerin herhangi biri ile ulaşmaya çalıştığın sürece maalesef bağımlılık hastalığının olumsuz sonuçlarını yaşayacaksın. Bu olumsuz sonuçları daha önce yaşadın, yeni bir madde ile farklı bir sonuca ulaşamayacağını bilmelisin.

Şu kriz dönemini bir atlatsam bana yeter.

Evet, yoksunluk krizi oldukça ızdıraplı bir dönem ve bu dönemi çeşitli ilaçların ve fiziksel etkinliklerin yardımıyla atlatabilirsin, bu konuda bizler sana oldukça yardımcı olabiliriz. Ama sonrasındaki süreç de oldukça önemli.

Aslında bu maddeleri bırakmak oldukça kolay ama bu maddeleri yeniden kullanmaya başlamanın da oldukça kolay olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu nedenle tedavi sürecini sadece kriz dönemini atlatmak olarak değil sonrasında madde kullanmadan yaşamı sürdürmeyi öğrenme şeklinde planlamalıyız.

Madde kullanımı bir zorunluluk değil çünkü zihnimize yerleşen bir takım otomatik düşünme ve davranış biçimlerinin bir sonucu. Bu süreçleri daha yakından görebilir ve değiştirebilir hale gelirsen hastalığın tekrar etmesi o kadar da kolay olmayacaktır.

Daha önce zaten tedavi oldum, yine başladım, ben iflah olmam artık…

Öncesinde tedaviye başvurman ve bırakma deneyiminin olması bizim için çok değerli. Bu hastalık inişlerle ve çıkışlarla giden bir hastalık. Tedavisi kolay olduğu gibi hastalığın yeniden başlaması da kolay maalesef. Önceki tedavi girişimlerin madde ile aranda oluşturmaya çalıştığımız duvarın temelleri gibi düşünülebilir.

Bu deneyimden öğrendiklerinle duvarı daha da ustalıkla örebilme şansımız var. Yeniden bırakmaya çalıştığında sıfırdan başlamayacaksın, daha önce başardığın bir adımı yeniden ve daha tecrübeli olarak atacaksın. Bu tecrübe senin sonraki adımlarını daha sakınarak ve kendini koruyarak atabilmeni sağlayacak.

Ne yapmaman gerektiğini bilmen, ne yapman gerektiğini öğrenmek için iyi bir zemin sunacak. Daha önceki deneyiminin tamamı bir başarısızlık değil. Yeniden kullanma döngüsüne girdiğin noktayı tespit edip güçlendirebiliriz. Ayık kalmayı öğrenmek araba sürmeyi öğrenmek gibi zor, takıldığın bir çok nokta olacaktır.

Ama neyse ki ufak tefek, bazen büyük kazalara, arabayı tekrar tekrar stop ettimemize rağmen araba sürmeyi sonunda öğrenebiliyoruz.

Reha Blog

İnsan beyninde, alkol ve madde kullanımı sonucu birtakım değişiklikler oluşmaktadır. Beyin bölgeleri ve nörotransmitter sistemleri,...
Alkol ve madde bağımlılığı toplumumuz için büyük bir sorun olarak, sayısı hızla artan, birçok birey...
İntihar, agresiflik ve şiddetin diğer bir türevidir, apaçık gözler önünde duran bağımlılık ise her manada...