bagimlilik-dogru-yaklasim

 

Bağımlılık Hastalığının Tedavi ve Rehabilitasyonunda  Doğru  yaklaşım.

Kronik bir beyin hastalığı olan bağımlılık kişiyi fiziksel, zihinsel, ruhsal ve toplumsal olarak etkilemektedir. Hem kişinin kendisine ve ailesine hem de topluma ciddi şekilde zarar vermektedir. Bağımlılık hastalığının kronik yapısının  en önemli nedeni bedensel bağımlılıktan ziyade psikolojik bağımlılık kısmının dirençli yapısıdır. Bu nedenle kısa süreli tedaviler ve sadece vücudu maddeden arındırmaya yönelik tedaviler yeterli etki yaratmamaktadır. Hastanelerde kısa süreli yatışlarla bağımlı kişinin topluma kazandırılması pek mümkün olamamaktadır. Öncelikle, madde ya da alkol bağımlılığı tedavisinin başarılı olabilmesi için, kişinin biyolojik, psikolojik, sosyal, aile ve iş hayatı gibi tüm alanlarını ele alacak bütüncül bir tedavi yaklaşımı gereklidir.

Bizim toplumumuzda genellikle bağımlılığın tedavisi, tedavinin ilk başındaki yoksunluk belirtilerinden arınma dönemi olarak düşünülür. Kişi, medikal tedaviler ile yoksunluk belirtilerinden kurtulunca kendini iyi hisseder. Bu dönem arındırma dönemidir. Ancak bağımlılığın tedavi ve rehabilitasyonu sadece biyolojik ve bedensel iyi olma haliyle sınırlı değildir. Arındırma dediğimiz aşama tamamlandıktan sonra asıl kalıcı tedavi başlamaktadır, bağımlılığı beyinde bitirmek gerekmektedir.

Rehabilitasyon tanım olarak, kişinin yaşadığı bir hastalıktan sonra ortaya çıkan yetersizliklerin giderilmesi ve kişinin topluma yeniden kazandırılma sürecidir. AMATEM’lerde (Alkol Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri)   hasta sayısının fazla olması, kapalı bir alan olması, hastaların yeterli süre kalamamaları nedeni ile kişinin olumsuzluk yaşadığı tüm alanlara temas etmek güçtür ve sadece detox yapılabilmektedir. Ayrıca bağımlı hastaları ailelerinden ve toplumdan izole etmek, etiketlenme hissi yaşamalarına neden olmak tedavi süreçlerini olumsuz etkilemektedir. Bu tür merkezlerde tedavi oranları maalesef %5 i geçememektedir. Ancak rehabilitasyon söz konusu olduğunda da, hastayı ötekileştirmekten ve etiketlemekten kaçınmak gerekir. Onlara psikolojik olarak kendilerini daha iyi hissedecekleri, huzurlu ve güvenli ortamlar hazırlanmalıdır. Bağımlı kişi kendini medikal ve psikolojik tedavilerin yanı sıra, sosyal ortamın içinde sosyal aktiviteler ve çeşitli faaliyetlerin bir arada sağlandığı bir ortamda daha iyi hisseder. Bağımlılık hastalığının bir zihin hastalığı olduğu hem ailelere hem tüm topluma iyi bir şekilde anlatılmalıdır. Bu hastalığın kronik bir hastalık olduğunu tamamen iyileşebileceği gibi nükslerin de olabileceği hem hastaya ve hem de ailesine anlatılmalıdır. Takipte neler yapılması gerektiğiyle ilgili hasta ve ailesi bilinçlendirilmelidir.

Rehabilitasyon süreci uzun sürelidir. Bir ay yatış yaptıktan sonra düzelecek bir durum değildir. Bunun nedeni kronik bir hastalık olmasıdır. Öncelikle, kişinin maddenin ya da alkolün yarattığı olumsuz fiziksel etkilerden arınması hedeflenir. Bu yolla ilaç tedavisi başlanır. Rehabilitasyonda, kişiye özgü tedavi yapılmaktadır. Herkese standart protokoller uygulanamaz. Çünkü her insanın bağımlılık alt yapısı, bağımlılığa neden olan faktörleri ve baş etme süreçleri farklıdır. Bireysel ve grup terapileri, psikoeğitim grupları, kendine yardım grupları, sanat çalışmaları, spor faaliyetleri, sosyal ilişkileri düzeltme üzerine yapılan çalışmalar ve aile eğitimleri rehabilitasyonda çok önemlidir. Ailenin tedavi sürecine dahil edilmesi gerekmektedir. Çünkü bağımlılık bir aile hastalığıdır. Ailelerin bağımlılığın ne olduğunu, bir irade meselesi olmadığını, yatış süresinden sonra onları nelerin beklediğini, bağımlı kişiye nasıl yaklaşmaları gerektiğini bilmeleri önemlidir. Aksi takdirde hastanın kayma dediğimiz, tekrar alkol ya da madde kullanımı söz konusu olabilir.

Sonuç olarak, rehabilitasyon, kişinin bağımlılığın etkilerinden kurtulması, kişilerarası ilişkilerinin ve sosyal ilişkilerinin düzelmesi, topluma kazandırılması aşamasında sağlıklı yaşamın tekrar  nasıl kazanılacağını öğrenebilecekleri merkezlere ihtiyaç vardır.

Farmakolojik ve psikolojik desteğin yanında

sportif faaliyetler

sağlıklı beslenme,

Diğer dezavantajlı gruplarla veya sağlıklı kişilerle

(Bizim tesisde olduğu gibi Otistik gruplar, maratoncular, halter grubu, yoga grupları, köpek ırk belirleme, doberman yarışma etkinlikleri gibi) iletişim içinde rehabilitasyonun çok daha başarılı olduğunu gördük.

Bağımlılık hastalığının tedavi ve rehabilitasyonunda sağlıklı yaşam tesisi olarak adlandırılan hem fiziki koşulların oluşturulduğu hem de profesyonel bir ekibin olduğu, hastaya ve hastalığa bütüncül bir yaklaşımı benimsemiş yerlerde yapılmasının başarı oranlarını oldukça arttıracağına inanıyoruz.