Bilinçli farkındalık adı verilen “mindfulness” ve farkındalık temelli terapiler diğer terapi ekollerine görece yeni bir kavramdır. Ancak, bağımlılıkta da kullanımı hızla artmaktadır. Farkındalıkta önemli kriterler, şimdiye odaklanma ve kabullenmedir. Farkındalık, dikkatin anlık yaşantılara, nefese ve bedene odaklanması, içsel deneyimlerin, duyguların, düşüncelerin gözlemlenmesini içeren zihinsel bir egzersizdir. “Şimdi ve burada” ilkesi, geçmiş ve geleceğin etkisinden kurtularak, kişinin yargısız bir şekilde kendi sürecini kabullenmesi demektir. Burada bahsedilen yalnızca olumlu duyguları kabul etmek değildir, aynı zamanda olumsuz duyguların da farkına varmak ve onları da kabullenmek gerekmektedir. Farkındalığın arttırılması bir süreçtir. Farkındalık düzeyi arttıkça, kişi durumlar karşısında tepki verirken daha “farkında” olarak verecektir. Hayatının yeni yollarını keşfederken, sağlıklı ilişkiler de kurabilecektir. Bu da, öncelikle kişinin kendi duygu, düşünce ve davranış örüntülerinin farkına varması ile olacaktır. Eğer kişinin bilinçli farkındalığı düşük ise, daha çok geçmiş ve gelecek arasında yaşamakta, bu da kaygı oluşumun artmasına sebep olmaktadır. Kaygı ise alkol-madde kullanımını arttırmaktadır.

Alkol ya da madde kullanım bozukluğu kronik bir beyin hastalığıdır. Uzun bir yolculuk olan iyileşme döneminde, kişinin alkol madde isteğinin, duygularının farkında olması, onları değiştirebilmesi ve kabullenmenin artması, bilinçli farkındalık ile mümkündür. Farkındalığın gelişmesi kişinin yalnızca bağımlılıktan kurtulmasını değil, dürtüsellikten, saldırgan davranışlardan ve iletişim problemlerinden de kurtulması anlamına gelmektedir. Bu yolla, bilinçli farkındalık egzersizleri yapılmaktadır. Bu egzersizler içinde, meditasyon, beden taraması, nefes ve gevşeme gibi egzersizler yer almaktadır.

Bağımlılıkta iyi bir başarı elde edilebilmesi için, kişinin kendi isteği ile tedaviye gelmesi, kendisinde oluşan zararları farketmesi ve alkol-maddeyi bırakmak için kendisini hazır hissetmesi çok önemlidir. Kişinin, öz farkındalığının gelişmesi tedavi sürecini olumlu etkilemektedir. Direnç gösteren, kendisinde olan problemleri farketmeyen ve kabul etmeyen kişiler ile çalışmak daha zor olabilir. Ancak, düzenli psikoterapi seanslarına giderek bu direnç de güven ilişkisi kurulduktan sonra ortadan kalkacaktır.

 

Klinik Psikolog Gülşah TEKMİL IŞIN.

 

Write a comment:
*

Your email address will not be published.