Borderline kişilik bozukluğu “sınırda kişilik bozukluğu” olarak da geçmektedir. Erken erişkinlik döneminde başlayan duygudurum değişiklikleri, davranış ve işlevsellikte dalgalanmalarla seyretmektedir. Kişide dürtüsel davranışlar ve kişilerarası ilişkilerinde problemlere yol açmaktadır. Toplumda görülme sıklığı %2 oranında, psikiyatri servislerinde ise %10- %20 civarındadır. Borderline özelliklerinden en belirgini saldırganlık, değişkenlik, tutarsızlık, çökkünlük ve şiddete meyil olarak tanımlanmıştır. Kişilerin manipülatif özellikleri, kendine ve başkalarına zarar verme davranışları ve dürtüsel davranışları bulunmaktadır. Bu kişilerin duyguları sürekli değişmektedir. Terk edilme korkuları tetiklendiği zaman öfke patlamaları yaşayabilirler. Bu da diğerleri ile olan ilişkilerini olumsuz etkilemektedir. Düzenli, sabit bir ilişki kurmaları zorlaşmaktadır. Çok büyük bir boşluk duygusunun içinde yaşarlar. Ne yaparlarsa yapsınlar bu boşluğun kapanmadığını düşünürler. Genellikle bu boşluktan kurtulmak için madde alkol bağımlılığı, kumar bağımlılığı, yeme bozukluğu gibi kendilerine zarar verici davranışlarda bulunurlar.

Borderline Kişilik Bozukluğu ve Madde Bağımlılığı
Borderline Kişilik Bozukluğu ve Madde Bağımlılığı

DSM 5’e göre borderline kişilik bozukluklarının belli kriterleri mevcuttur. Bunlar aşağıda sıralanmıştır.

  1. Gerçek ya da hayali bir ayrılıktan, terk edilmeden kaçınmak için çılgınca çaba göstermek.
  2. Gözünde aşırı büyütme ve yerin dibine sokma gibi uçlar arasında gidip gelen, tutarsız ilişkiler yaşama.
  3. Kimlik karmaşası, belirgin biçimde tutarsız benlik algısı.
  4. Kendine zarar verme olasılığı yüksek en az iki alanda dürtüsellik yaşama (para harcama, alkol madde kötüye kullanımı, tehlikeli araba kullanma, cinsellik, yeme bozukluğu gibi.)
  5. Tekrarlayan intihar davranışları, girişimleri.
  6. Duygudurumunda belirgin tutarsızlık.
  7. Kronik bir boşluk duygusu.
  8. Uygunsuz yoğun öfke patlamaları.
  9. Zorlanmayla ilişkili, gelip geçici kuşkucu düşünceler ve disosiyatif belirtiler.

Bu belirtilerden en belirgin olanları terk edilme korkuları ve reddedilecekleri düşüncelerinden dolayı yoğun anksiyete yaşamalarıdır. Bu korku ile baş etmek için karşı tarafı manipüle etmek amacıyla kendilerine zarar verebilirler. Alkol ya da madde kötüye kullanabilir, intihar edebilir ya da ilgi çekmek adına intihar girişimi ile karşı tarafı korkutabilirler. Rastgele cinsel ilişkiler gibi dürtüsel davranışları da olabilir.

Bağımlılık merkezlerinde genellikle sık karşılaşılan kişilik bozukluklarındadır. Toplumumuzda sıklıkla kadınlarda görülmektedir. Tedavi arayışları fazla olsa da tedavi istikrarları oldukça düşüktür. Alkol ya da maddeden kurtulmak için defalarca gelirler ancak tedaviyi sürdüremezler. Psikoterapide bırakmalar ve alkole maddeye kaymalar yaşarlar. Tekrar olumsuz bir durum yaşadıklarında tedaviye genellikle başkaları tarafından yönlendirirler. Bu nedenle tedavisi uzun yıllar sürebilir. Kişilerin öncellikle dürtüsel davranışlarından, alkol maddeden arınması, daha sonra ise travmatik yaşantılarının psikoterapi ve medikal tedavi ile bütüncül bir yaklaşım ile ele alınması gerekmektedir.

Borderline kişilik bozukluğu tedavisinde medikal tedavi ve psikoterapi önemlidir. Uzun yıllar gerektiren bir psikoterapiye ihtiyaç duyulmaktadır. Son zamanlarda özellikle şema terapinin kişilik bozukluklarında çok etkili olduğu vurgulanmaktadır. Çünkü, genellikle borderline gibi kişilik bozukluklarının temelinde çocuklukta yaşanan ihmal ve sevgi eksikliği gibi travmatik durumlar yer almaktadır. Terapide de bu travmatik deneyimler ele alınarak, kişinin duyarsızlaşması ve o anıların kişiyi eskisi kadar etkilememesi amaçlanır. Aynı zamanda, borderline kişilik bozukluğunun altında diğer psikiyatrik bozukluklar da olabilir. En sık eşlik eden psikopatolojik durumlar depresyon, madde kötüye kullanımı ve anksiyetedir. Eş zamanlı olarak bu durumların da tedavi edilmesi önemlidir. Tedavide unutulmaması gereken bir nokta da kişilerin verilecek ilaçları da kötüye kullanma riskinin her zaman olacağıdır. Bu kişiler, medikal ekibi de manipüle etme yeteneğine sahip oldukları için terapistin ve medikal ekibin deneyimli, sabırlı olması gerekmektedir.