Narsisizm nedir ?

“Narsisizm” Yunan mitolojisinde sudaki yansımasını gören ve bu yansımasına yani kendisine aşık olan ve bir ömür boyu ulaşamayacağı bu aşkın peşinde aşkını (kendisini) izleyerek ömrünü tüketen Narkissos’dan gelmektedir. Narkissos bu imkansız aşkına ulaşma isteğiyle sarılır ve suya düşüp boğularak hayatını kaybeder.

Bir kişiye narsisistik kişilik bozukluğu tanısı koyabilmemiz için belli kriterler mevcuttur.

DSM V Kriterleri

  • Kendi önemiyle ilgili büyüklenmeci tutum. Başarılarını ve yeteneklerini abartır.
  • Sınırsız başarı, güç ve eşi benzeri olmayan zeka ile ilgili düşlem.
  • Ancak yüksek konumdakilerin kendisini anlayabileceğini düşünmek.
  • Çok beğenilmek isteme.
  • Güçlü bir hak etme duygusu.
  • Başkalarından kendi amaçlarına ulaşmak için faydalanmak.
  • Empati yoksunluğu
  • Kıskançlık
  • Kibirli tutum ve davranışlar.

Çevrelerindeki insanlar sıklıkla, NKB’li kişileri ukala, manipülatif, bencil, buyurgan ve talepkar olarak betimlerler. Narsist kişinin bu düşünce ve davranış biçimleri, iş, arkadaşlık, aile ve aşk ilişkilerinde, yani kısaca yaşamlarının her alanında kendini gösterir. Davranışlarını değiştirme konusunda aşırı direnç gösterir. Suçu başkalarında bulma eğilimindedir. Terapiye çoğunlukla depresyon gibi ikincil bir sebep ile gelirler. En ufak eleştirileri, algı farklarını veya anlaşmazlıkları, kişisel saldırılar olarak gördükleri için son derece büyük tepki verirler. Çevresindeki insanlara, bir narsistin şiddetli öfkesine ve soğukluğuna maruz kalmaktansa, taleplerini yerine getirmek daha kolay gelir.

Narsisizm bakım verenin tutarsız, reddedici ve duygusal olarak ihmalkar olan ailelerin çocuklarında daha çok görülmektedir. Yalnızca başarılı olursa sevgi gören çocuklarda da görülmektedir. Bu durum gereken bağın oluşmaması ve bebeğin hayal kırıklığı yaşamasına, kendini değersiz hissetmesine yol açar.

Narsist kişilikler karşısındaki insanların kendini feda, boyun eğicilik, terk edilme, kusurluluk, duyguları bastırma, duygusal yoksunluk, yüksek standartlar şemalarını tetiklerler. Bu ilişkinin içindeki bireyler kendilerini kusurlu ve boyun eğici hissederler. Bilinçdışı düzeyde kişi kendini kusurlu, değersiz, yetersiz görmektedir ancak kendisini olduğu gibi kimsenin sevmeyeceğine inanarak bilinçdışı bir şekilde kendini yücelterek ve başkalarını değersizleştirerek korumaktadır. 

Narsisist kişilere karşı nasıl davranmalı?

Bu kişileri oldukları gibi kabul edin. Onları siz değiştiremeyebilirsiniz. Bu kişiler iyi ya da kötü olmaksızın ilgi odağı olmayı sevdikleri için sizi de bunun etkisi altına almış olabilir. Bu sürece dur demek ve ilgi odağımızı bu kişilerden çekmek gerekebilir. Sınırlarınız net olmalı, ve bu sınırları kolay kolay geçmelerine izin vermemeye çalışmalısınız. Kendinizi net ve sakin provakatif olmayan tavırla savunun. Manipülasyonu fark etmeye çalışın, yukarıda bahsedilen davranışları yapmaya başladığınızda manipülasyonla karşılaşabilirsiniz. Bu kişiler çoğunlukla kendi içlerinde yaşadıkları çatışmaları size yansıtarak size kendinizi kötü hissettirebilirler. Bu sizin suçunuz değil. Eğer bu kişiler çok yakınlarımızdaysa, bizim de psikolojik desteğe ihtiyacımız olabilir. Söz vermekten çok davranışlarla kendilerini ifade etmelerini isteyin. Söz verirken motive olsalar bile istediklerini elde ettikten sonra motivasyonları hızlı bir şekilde kaybolabilir. Eğer bu kişiler tarafından duygusal/fiziksel şiddete uğruyorsanız, kendi sağlığınızı korumak adına mesafe koymak. Psikolojik desteğe çok nadiren ihtiyaç duyduklarına inanırlar ya da arka plandaki farklı sebeplerden terapiye ihtiyaç duyarlar, onları destek almaları gerektiğini tavsiye edebilirsiniz.