Kokain Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı

Kokain Bağımlılığı

 En fazla bağımlılığı olan ve kullanıldığı an etkisini gösteren bir maddedir. Kokain, Güney Amerika’da kendiliğinden yetişen, Erythroxylon coca adlı bitkiden elde edilen bir alkoloididir. İlk kez 1860’da ayrıştırılan kokain alkaloidi 1880’de ilk olarak lokal anestetik olarak kullanılmıştır.
1884’de kokainin genel farmakolojik etkilerini içeren bir çalışma yapan Sigmund Freud’un biyografisini yazanlar Freud’un bir süre için kokain bağımlısı olduğunu belirtmişlerdir..
1914’de bağımlılık yapıcı etkileri ve yan etkileri tanımlandığında, kokain morfin ve eroinle birlikte bir narkotik olarak sınıflandırılmıştır.

Kokain Bağımlılığı
KOKAİN BAĞIMLILIĞI VÜCUDU NASIL ETKİLER?

Kokain bağımlılığı olan kişilerde, kokainin etkisi hemen görülür ve etkisi 30-60 dakika arasında devam eder.
Kokain bağımlılığı tedavi edilebilir bir beyin hastalığıdır. Kişiye özel tedavi ve rehabilitasyon programlarının yapılması ve uygulanması gerekmektedir.
Kokain bağımlılığı olan kişileri, davranışlarından kokain maddesi kullandığını anlamak mümkündür. Kokain bağımlılığı olan kişiler, kokain maddesinin hayatlarında ciddi durumda olumsuz etkileri olmasına rağmen kullanmaya devam ederler.Kokain bağımlılığı durumunda kişilerde duygu-durum bozukluğu, uyku bozukluğu, bunaltı bozukluğu gibi belirtiler olabilir.Kokain bir kere kullanma durumunda bile daha sonrasında kullanma isteği şiddetli bir şekilde artarak devam etmekte ve bu şekilde kokain bağımlılığı durumu oluşmaktadır.Kokain bağımlılığı olan kişiler, madde kullanmak için her şeylerini vermeye, feda etmeye hazırdırlar.Kokain bağımlılığı olan kişilerde genellikle yoğun bir mutluluk ve coşku hali görülmektedir.Kokain bağımlılığı olan kişiler, sosyal hayatlarını düzgün bir şekilde idame edip yaşayamazlar.Kokain bağımlılığı olan kişiler, evliliklerinde, ilişkilerinde ve finansal durumlarında büyük sıkıntılar çekmektedir.Kokain bağımlılığı olan kişilerde kalp hastalıkları, beyin hastalıkları, karaciğer hastalıkları gibi hayatı ciddi şekilde etkileyen hastalıkların görülme olasılığı yüksektir.Kokain bağımlılığı olan kişiler, bu bağımlılıklarından kurtulmak için uzman ekip tarafından tedavi ve rehabilitasyon proğramına alınmalıdır. Tedavi gören kokain bağımlılığı olan kişilerin ailelerinin de tedavi süreci boyunca hastaya büyük destek vermeleri gerekmektedir. Uzun süre kokain kullanan ve tedavi olmayan kokain bağımlıları, yakalandıkları hastalığın boyutunu ilerletmiş olup tedavi edilemez hale gelebilirler.
Son yıllarda toplumun kullanıma ilişkin riskler konusunda bilinçlenmesi kokainin etkisi konusunda ki yoğun karşıt kampanyalar sonucu kokain kullanımında bir düşüş söz konusudur. Kokain kullanımındaki düşüşe rağmen son 10 yılda kokainin oldukça potent bir formu olan krek’in kullanımı artmıştır. En sık olarak 18-25 yaş grubunda kullanılan Krek, sokakta 50-100 mg’lık tek doz halinde ucuza alınabilmektedir. Erkeklerde kullanımı kadınlardan iki kat fazladır, ülkemizde kokain pahalı olduğu için sosyaekonomik durumu iyi olan kişilerde kullanımı daha fazladır. Kokainin davranışsal etkileri hemen hissedilir ve 30-60 dakika kadar kısa bir dönem sürer, bu nedenle entoksikasyon oluşabilmesi için kişinin kokaini tekrarlayan dozlarda kullanması gerekmektedir. Davranışsal etkileri kısa dönemli olmasına rağmen; ko-kainin metabolitleri kan ve idrarda on güne kadar saptanabilir. Kokainin psikolojik olarak güçlü bağımlılık yapıcı etkileri vardır. Olumlu dav¬ranışsal pekiştirici etkisinin güçlülüğünden dolayı tek dozluk kullanımdan sonra dahi psiko¬lojik bağımlılık gelişebi¬lir. Tekrarlanan uygulamalardan sonra kokainin çeşitli etki¬lerine karşı tolerans ve duyarlılık gelişebilir, ancak tolerans ve duyarlılık gelişimi bir çok etmene bağlıdır ve önceden tahmin edilmesi güçtür. Opiat ve opioidlerin yoksunluğu ile kıyaslandığında kokain yoksunluğunun daha hafif ol¬masına karşın kokaine fizyolojik bağımlılık da gelişebilmektedir.

KOKAİN KULLANIM YÖNTEMLERİ
Satıcıların kokain tozunu şeker ya da prokain ile seyreltmeleri nedeniyle sokaktan sağlanan kokainin saflığı değiş¬kendir. Kokain bazen amfetamin ile karıştırılır. Ko-kainin en sık kullanım yolu tozun burun yo¬luyla alınmasıdır. Buna koklayarak alma “snorting” veya boru ile çekme “tooting” adı verilmektedir. Diğer kullanım yol¬ları ise deri altı (subkütan) ya da damar içi IV enjeksiyon ve sigara olarak içilmesidir (freebasing). Freebasing; etkinin artırılması amacıyla sokaktan temin edilen koka¬inin kimyasal yolla çıkarılan saf kokain alkoloidi (free base) ile karıştırılmasıdır. Krek kokainin sigara olarak kullanımı da başka bir yoldur. Kokainin solunum yoluy¬la alınması en az tehlikeli IV enjeksiyon ve sigara olarak kullanılması ise en tehlikeli yollardır. Doğrudan alınan yöntemler sonucu sıklıkla serebrovasküler hastalıklar, kalp anomalileri ve ölüm oluşabilir. Kokain ağız yoluyla alınabilmesine karşın en az etkin yol olduğu için nadiren kullanılır.

KOKAİN BAĞIMLILIĞININ TEDAVİ VE REHABİLİTASYONU
Birçok kokain kullanıcısı tedaviye gönüllü gelmemektedir. Madde ile ilgili deneyimleri çok olumlu olmasının yanı sıra olumsuz etkileri de tedavi arayışı oluşturacak kadar fazla değildir. Tedavi arayışında olmayanların sıklıkla çoklu madde kullanımına bağlı bozukluklarının olduğu, kokain kullanımına bağlı birkaç olumsuz olay yaşadıkları, daha az aile ve işle ilgili sorunları olduğu, yasal veya yasadışı faaliyetlerle daha fazla yüzyüze kalmaktadırlar. Kokain ile ilişkili bozuklukların tedavisinde, en güç baş edilen sorun, kokain kullanıcılarının yoğun madde arama davranışlarıdır. Hayvan çalışmaları kokainin kendi kendine kullanım için güçlü bir pekiştireç olduğunu göstermiştir. Ama bu araştırmalar ayrıca olumsuz pekiştireçlerin deneysel olarak kokain alımına bağlı olduğunda hayvanların kullanımı sınırladıklarını da göstermektedir. İnsanlarda ise olumsuz pekiştireçler kokain kullanımının yol açtığı, aile ve iş ile ilgili sorunlardır. Bu yüzden, klinisyen geniş bir tedavi yaklaşımı seçmeli, sosyal, psikolojik ve belki de biyolojik stratejileri tedavi programına dahil etmelidir. Hastalarının tümüyle kokaine ulaşmalarını engellemek ve yoksunluk (abstinans) sağlamak için her zaman kokain elde ettikleri veya kullandıkları sosyal çevreden uzaklaştırmak amacıyla hastaların tam gün veya yarım gün hastaneye yatırılmaları gerekebilir. Özellikle tedavinin ilk haftalarında ve aylarında önceden haber vermeden yapılan idrar testleri hastanın yoksunluğunun devam edip etmediğini izlemek için hemen her zaman gereklidir. Relaps önleme tedavisi abstinansın sürdürülmesinde yatarak ve ayaktan tedaviye ek olarak kullanılan bilişsel ve davranışsal tekniklere dayanan bir terapidir. Kokain bağımlılığı tedavi ve rehabilitasyonunda psikolojik görüşme bireysel, grup ve aile terapisi modellerini içerir. Bireysel terapide terapist, kokain kullanımına yol açan dinamiklere, kokainin pozitif etkilerine ve bu etkilerin başka hangi biçimlerde ortaya çıkabileceğine odaklanmalıdır. Grup terapisi ve Adsız Narkotikler gibi destek grupları çoğunlukla kokain kullanan kişilerle fikir alışverişine, deneyimlerini ve etkili başa çıkma yöntemlerini paylaşmaya odaklanır. Çoğu kez aile terapisi tedavi stratejisinin temel bileşenidir. Kokain bağımlılığında aile terapisi hastanın geçmişteki davranışlarının ailede yarattığı sıkıntı ve aile üyelerinin bu davranışlara verdiği yanıtı tartışır. Bununla beraber, kokain bağımlılığı terapisi ve rehabilitasyonunda aynı zamanda hastayı maddeden uzak tutacak ve enerjisini değişik alanlara yöneltecek sportif ve sosyal aktivitelere ve geleceğe odaklanmalıdır. Bu yaklaşım ayaktan hasta takibinde de kullanılabilir.
KOKAİN BAĞIMLILIĞININ İLAÇ TEDAVİSİ : 

Halihazırda eroin kullanıcılarında opioid kullanımını azaltan levometadilasetat (ORLAAM) (L-α-asetilmetadol [LAAM]) veya buprenorfin (suboxon) gibi kokain kullanımını azaltacak herhangi bir ilaç tedavisi yoktur. Bununla beraber, diğer maddelerin bağımlılık tedavisinde kullanılan pek çok ilaç kokain bağımlılığı ve relapsının tedavisinde klinik olarak kullanılmış ve kullanılmaya devam etmektedir. Daha önceden dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu ya da duygu durum bozuklukları olan kokain kullanıcılarının tedavisinde sırasıyla metilfenidat (Ritalin) ve lityum kullanılmaktadır. Pek çok farmakolojik ajan kronik kokain kullanımının özellikle hedonik tonu düzenleyen serotonerjik ve dopaminerjik transmitterler gibi çoğul nörotransmitter sistemlerin işlevselliğini değiştirdiği ve kokainin göreli dopaminerjik yetersizliğe yol açtığını ortaya koyan çalışmaların dayanak noktasıdır 300mg/gün fenitoin (Dilantin) dozunun kokain kullanımını azalttığını bildiren bir çalışma mevcuttur ama bu çalışmanın gelecekte tekrarı gerekmektedir.
Vanoxerine Consta (Vanoxerine uzun salınımlı form) . Vanoxerine dopamin transporter’i inhibe etmektedir. Potent bir dopamin geri alım inhibitörüdür. Aynı anda da dopamin salınımını da engellemektedir. Bu nedenle vanoxerine kullanımıyla dopamin ılımlı yükselir. Bu etkisiyle kokainin ödül verici etkisine de engel olan, kokain bağımlılığı tedavisinde kullanılan enjeksiyon (iğne) şeklinde uygulanan bir ilaçtır. Etki süresi yaklaşık 2-3 aydır. Vanoxerine, 1970’lerin sonunda antidepresan olarak Avrupa’da bulunmuş, 1989 sonlarında ise kokain bağımlılığı tedavisinde kullanılmaya başlanmış. Amfetamin ve metamfetamin bağımlılığında da kullanılmaktadır.
Bağımlılık günümüzde kronik beyin hasarı yapan bir hastalık olarak bilinmektedir. Bu nedenle ilaçların tek başına bağımlılıkta çözüm olacağı düşüncesi çoğu zaman hayal kırıklığı ile sonuçlanır. Tüm kronik hastalıklarda olduğu gibi bağımlılık tedavisinde de ilaçların yanı sıra terapiler (özellikle grup terapileri) ve yaşam şekli değişikliği birlikte etkili olmaktadır.
Akut hepatit ve ciddi kalp ve kalp kapak hastalıklarında kullanılmamalıdır. Midede rahatsızlık hissi, uykuda zorlanma, bulantı, baş ağrısı, ishal görülebilecek yan etkilerdendir.
Bağımlılık tedavisinde tek başına ilaçlar yeterli değildir. Bağımlılığın hastalık olarak anlaşılması, bağımlılığa yol açan nedenler, eşlik eden ruhsal sıkıntılar ve kişilik özellikleri gibi durumların ele alınması ve yaşam şekli değişikliğine destek amaçlı psikoterapi gereklidir. Özellikle grup terapilerinin etkinliği bilinmektedir. Kokain bağımlılığının tedavisinde başarılı olmak için bütüncül bir yaklaşımla rehabilitasyon proğramına alınmalıdır.