Bağımlılık; kişinin fiziksel ve psikolojik olarak zarar gördüğü halde madde kullanmaya devam etmesi, bırakmakta zorluk yaşaması, sürekli madde arayışı içinde olması, maddenin dozunu giderek arttırması anlamına gelmektedir. Alkol ve madde bağımlılığı kronik bir hastalıktır. Kişinin fiziksel, ruhsal, sosyal ve cinsel sağlığını yani yaşam kalitesini etkilemektedir.

Yaşam kalitesinin pek çok bileşkeni vardır: sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanma, yeterli beslenme ve korunma, sağlıklı bir çevre, hak, fırsat ve cinsiyet eşitliği, günlük yaşama katılma, saygınlık ve güvenlik. Bu bileşenlerin hepsi tek tek önemlidir; birinin bile eksikliği kişinin “ben kaliteli bir yaşam sürüyorum.” duygusunu zedeler.

Yaşam kalitesi, kişinin fiziksel ve zihinsel sağlığının iyi olması, bağımsız bir şekilde başkalarına bağlı olmadan yaşamını sürdürebilmesi olarak bilinmektedir. Alkol bağımlılığı da kişinin yaşam kalitesini, ekonomik durumunu zarara sokarak, organizmaya ve sağlığa zarar vererek düşürmektedir. Uyku, sosyal izolasyon, ağrı, enerji ve duygusal tepkilerin alkol bağımlılığı grubunda düşük olduğu araştırmalarda da gözlenmiştir. Bağımlılık ile birlikte, kişide iş kaybı, iş performansında düşüklük görülmektedir. Bu da kişinin sosyoekonomik durumun azalmasına ve psikiyatrik problemlerin de görülmesine sebep olmaktadır.

Genel olarak alkol bağımlılarında yaşam kalitesini; bağımlılık şiddeti, iş durumu, psikiyatrik durumu, kullanılan alkolün sıklığı ve miktarı, genel sağlık durumu, sosyoekonomik durum, cinsiyet, yaş ve eğitim durumu etkilemektedir. Klinik olarak, psikiyatrik problemi olan (depresyon, kaygı) alkol bağımlılarında yaşam kalitesinin daha düşük olduğu gözlenmiştir.

Alkolü bırakma ile birlikte yaşam kalitesinde oldukça yüksek bir artış olmaktadır. Kişi, hem alkolün vücuttaki olumsuz etkilerinden arınmış olmakta hem de bağımlılığın vermiş olduğu psikolojik etkiden yavaş yavaş kurtulmaktadır. Tedavi sürecinde zamanla, ekonomik ve sosyal olarak iyileşme görüşmektedir. Psikolojik sorunlar ile baş etme döneminde, kişinin aile ve arkadaşlarıyla ilişkisi düzelmektedir. Tüm bunlar, kişinin yaşam kalitesini arttırması olarak görülebilir.

Alkol bağımlılarında yaşam kalitesi hem yoğun alkol alımı sırasında hem de takip eden tedavi döneminde sıklıkla bozulmaktadır. Bağımlılığın yol açtığı hastalıklar, kişilik bozukluğu ve psikiyatrik bozuk-luklar, iş kaybı ve zayıf iş performansıyla ilişkili olarak azalan sosyoekonomik statü ve psikiyatrik hastalıklar ile ilişkili zayıf duygusal durumlar, yaş ve cinsiyet alkol-madde bağımlılarında yaşam kalitesi için birer risk faktörü olarak belirtilmiştir.

Yazar: Klinik Psikolog Gülşah TEKMİL IŞIN

Write a comment:
*

Your email address will not be published.