Çocuk Bağımlılık

Çocuğunuz Bağımlı mı?

 

Genellikle ebeveynler çocuklarının madde kullandıklarını çok geç farkederler. Fark etttiklerinde ise bağımlılık çoktan gelişmiş olur. Ebeveynler çocuklarının hayatlarındaki bazı noktaları gözlemleyerek bağımlılık sinyallerini anlayabilirler. Çocuğun davranışları, çevresinin değişmesi, duygudurumu, maddeye yönelik bedensel belirtilerine bakabilirler. Madde kullanmadığı zaman yoksunluk belirtileri olarak ortaya çıkan terleme, titreme, huzursuzluk gibi belirtiler dikkate alınabilir. Ancak, çoğu belirti ergenlik problemleri ile de benzer olduğu için bağımlılık ile karıştırmamak gerekir. Psikolojik olarak, kişide öfke patlamaları, anksiyete, şüphecilik, içe kapanma ve duygusal değişiklikler görülebilir. Ancak bunlar başka bir bozukluğun da habercisi olabilme ihtimali olsa da yine de dikkat etmek gerekir. Genellikle, madde kullanan kişilerin çevreleri değişir. Ailelerin tanımadığı bilmediği kişilerle sık sık görüşebilir. Aile bağları iyi olan bir kişi ailesinden uzak tek başına daha fazla zaman geçirmek isteyebilir. Para harcaması değişebilir. Geçmişe göre çok fazla parça harcayabilir. Evdeki eşyalar ya da kendi eşyalarını satıp para elde etmek isteyebilir. Sorumluluklardan kaçar, önceden okulda ya da işte sorumluluk sahibi ise artık eskisi kadar sorumluluklarını gerçekleştiremez. Yalan söylemeye başlar. Fiziksel olarak da kişide bazı belirtiler olmaktadır. Kullanılan maddeye göre değişse de gözlerde kızarıklık, göz bebeklerinde büyüme ya da küçülme, terleme, titreme, kilo kaybı en sık belirtilerdendir. Aynı zamanda ciltte yaralar, kesik izleri, morluk gözlemlenebilir.

 

Ergenlikte maddeye başlama sıklığı oldukça yaygındır. Ancak yukarda bahsedilenler maddeden bağımsız başlıca ergenlik ile de ilişkili olabilir. Ergenlikte hem fiziksel hem de psikolojik değişimler gözlemlenir. Çocuk, yetişkinliğe doğru adım attığı için birey olma çabası ile geçmişten farklı davranabilir. Kendi olma ve kimlik oluşturma çabasındadır. Bu nedenle, aileden bağımsız olmak isteyebilir. Bu onun madde kullandığı anlamına gelmemelidir. Ancak, yeterince iyi bir şekilde gözlemlenmelidir. Bu gözlemi yaparken çocuğun üzerinde baskı kurulmamalıdır.

 

Aile ile kurulan bağ oldukça önemlidir. Aile içerisinde güvende hisseden, duygularının önemsendiğini bilen bir ergen daha rahatça yardım isteyecekken, güvensiz hisseden ergen bu durumu inkar edecektir. Maddeyi bırakmayı kendisinin halledeceğini düşünecek ve böylece bağımlılık hızlıca gelişecektir. Bu nedenle, ailelerin yaklaşımı çok önemlidir. Baskı kurmadan ancak tamamen serbest de bırakmadan ince çizgide çocuklarla ilgilenmek gerekir. Çocuğu suçlamadan, yargılamadan neden maddeye ihtiyaç duyduğu üzerinde durulmalıdır. Ebeveyn çocuğu anlamak üzerinde durmalıdır. Çocuğun düşünceleri, duyguları ve davranışlarına ilgi göstermek ve ihtiyaçlarını karşılamak önemlidir. Bu durumda bir uzmandan destek almak iyi bir seçenektir.

 

Tedavi sürecinde olan aileler de aynı şekilde çocuklarını yargılamadan, uzmanlardan destek alarak, çocuklara nasıl yaklaşacaklarını öğrenebilirler. Böylece, aile ve çocuk arasındaki bağ da güçlenmiş olur. Unutulmamalıdır ki bağımlılık bir aile hastalığıdır. Ailelerin de kendi kaygılarını çocuğa yansıtmamak adına kendi süreçleri ile baş etmek için psikoterapi alması önerilir.  Sonuç olarak, tedavide tüm ailenin etkin rol oynaması en doğru olandır.

Write a comment:
*

Your email address will not be published.